Çift Anadal Seyahatnamesi-2…
İlk bölümde, birinci dönemin nasıl geçtiğini anlatmış ve ilk izlenimlerde bulunmuştum. Hatta ondan beridir blog sayfasını biraz ihmal ettim. Malum dersler, sınavlar, sosyal çevre derken blog sayfasına pek zaman kalmadı. Uzun bir aradan sonra bugün, bir de baktım ki 2 günde 20 ziyaretçi tıklamış. Bunun üzerine bişiler karalama ihtiyacı hissettim.
2. dönemden bahsedecek olursak, ilk döneme göre çevreye daha da bir ısınmış haldeydik. “Ne yapacağız” ın yerini, “şöyle yapmalıyız” aldı. Kimya Müh. Temel Prensipleri dersinin ardından, kendimizi hafiften mühendis gibi hissetmeye başladık. (Bu dersten A ile geçmemizin etkisi olsa gerek;)) Bu yeni dönemde Akışkanlar Mekaniği ve Fortran Programlama dersini aldık. Aldık almasına da meğer Fortran programlama bizim alacağımız zorunlu dersler arasından kaldırılmış. Bunu ikinci vizeden sonra koordinatörmüz olan hocamızın yanına gittiğimizde öğrendik. Koordinatörümüz, ders alma aşamasında karışıklık dolayısıyla durumu bize belirtmemiş ve bu dersi bize vermişti. Pekii, kötü mü oldu? Tabiki hayır. Fortran dersini Prof. Dr. İskender ÖKSÜZ hocadan aldık ve hayatım boyunca aldığım en eğlenceli ders oldu.
İskender Hoca’ dan biraz bahsedersek, kendisi bugüne kadar gördüğüm en geniş genel kültüre sahip olan hocadır. Derslerinde sadece Fortran’ dan bahsetmiyordu, bilgisayarın ve programlamanın derinliklerine iniyordu. Her fırsatta assembler, c++, c# ı fortran ile karşılaştırıyordu. Birçok dil bilmesinin avantajıydı bu. Bazen dillerdeki komutları birbiriyle karıştırsa da, yarım dönemde neredeyse 4 dili birden öğrendik. Bilgisayar ve programlama hakkında birçok şey biliyordu ve bunları bize çok iyi sunuyordu. Asistanı olan Hüseyin hoca da bir o kadar ilgiyle uygulamasını yaptırıyordu. Bundan bir sene önce Pascal Programlama gördüğüm için pek zorlanmadım, fakat Fortran derleyicisiyle, kalıp şeklinde olan komutlarıyla Pascal a göre daha güncel gözüküyordu. Ayrıca bu dersin bana sağladığı en büyük artı ise, fakülteye iyice ısınmamı sağlayan arkadaşlar oldu. Hüseyin hocanın verdiği ödevlerin bunda etkisi büyüktür =)) Sonuç olarak, programlamanın temellerin kavradık ve kendi kendimizi bu alanda geliştirebilmek için bir adım attık. Yarım dönem geride kaldığında iyiki de bu dersi muaf olmama rağmen almışım diyorum.
Akışkanlar Mekaniği!!!
belki de bizi en çok zorlayan ders oldu. 2 vize 1 final ve İngilizce okutulan bir ders. Dersin İngilizce okutulmasını eleştirmeyeceğim. Zaten bunu en harika biçimde, Oktay Sinanoğlu kitaplarında belirtmiş. Dersi Prof. Dr Mübeccel ERGUN hocamız veriyordu ve o da gayet iyiydi. Önemli olarak gördüğü kısımları ise yeniden, Türkçe olarak anlatırdı. Bu işleyiş zaman kaybına yol açsa da en iyi eğitim anadil ile verilen eğitimdir diyerek, özellikle Türkçe kısımları can kulağıyla dinledik. İki plaka arasında akış ve film akış için yazdığımız kabuk denklikleri beni benden aldı… 2. Dönem boyunca, şu Akışkanları bir geçsek, gerisi gelir diyorduk ve çalışmamızın da karşığıyla dersi başarıyla geçtik.
Bir çift anadalcı’ nın can simidi yaz okuludur diyerekten 2. dönemin sonuna doğru yaz okuluna kalmaya karar verdik. (Çiftdal arkadaşım ile) Durumu koordinatörümüz ile konuştuk ve bize termodinamik, ısı ve kütle aktarımı derslerinin açılabileecğini söyledi. 15 günlük bir tatilin ardından yeniden Ankara’ ya döndük ve termodinamik ile kütle aktarmı I derslerinin açılmadığını öğrendik. Daha sonra biz de Matematiksel Modelleme ile ısı aktarımı derslerini aldık. Keşke almasaydık pişman olduk!!!! :)
Serinin 3. sü ile devam edecek, şu an yapım aşamasnda…



